![]() |
| Tok uyumanın olağan üstü zararları |
(Masaj kursundaki doktor hocalarımızdan duyduğum verilerdir. Genelde herkes tarafından yapılan bir hata olduğu için ve genelde iç hastalıkların asıl nedeni bu hata olduğundan, doktor hocamız bu önemli bilgiyi herkesle paylaşın dediği için genelde herkese anlatmaya çalışıyorum. Doktor olmadığım için fikirlerim hatalı bilgi olabilir. Mutlaka uzman bir doktora danışınız)
Yaşam tarzınızda yaptığınız bazı hataları düzeltmek, Talcid vb. ilaçlarla veya bitkisel ürünlerle mideyi rahatlatmadan daha etkili ve mühim olabilir. Yazıyı okumaya vakti olmayan için baştan tek cümleyle özetleyeyim: yemekten sonra tok karnına uyumayın, (yemekten en az 2 saat sonra uyuyun) tok karnına duş almayın, tok karnına masaj yaptırmayın, tok karnına spor yapmayın. ayrıca stresliyken yemek yemeyin. Yemekte sıvı tüketmeyin, yoğurt ve çayı yemekten uzak tutun. Su, ayran gibi sıvıları, yoğurt ve çayı yemekten 2 saat sonra veya 2 saat önce kullanın.
2006 yılında masaj kursundayken anatomi dersine giren Kadıköy'de bir devlet hastanesinde başhekim olarak çalışan değerli bir doktor hocamız vardı. Malesef adını hatırlayamadım. Dolaşım sistemini anlatırken sıra mide konusuna gelince demişti ki "Anlattıklarımı unutursunuz fakat asla bu bilgiyi unutmayın ve çevrenize de yayın. Çünkü Türk insanının yaptığı genel hatalardan biri ve çoğu iç hastalıklarının asıl nedeni de bu".
Tok karnına uyumamak gerekiyor. Midenin bir üst bir de alt kapağı var. Yemek yerken alt kapak kapanıp üst kapak açılıyor ve çamaşır makinesine çamaşır doldurur gibi yemek bitince kapak kapanıyor. Midedeki yiyeceklerin durumuna göre safra kesesi asit yolluyor. Midenin iç duvarları da asitli bir ortam. Midenin çalışma stili ise yumruğumuzu sıkıp gevşetmek şeklinde, midenin iç duvarlarındaki asidik yapı ile safra kesesinden yollanan asitler arasında kalan yiyecekler iyice öğütülüyor mikroplar ölüyor filan. Bu kadar asidik ortamdan nasıl oluyorsa yiyecekler asitsiz şekilde alt kapak açılıp bağırsaklara doğru yollanıyor. Mide aside dayanıklı olsa da bu organlar dayanıksız.
Midenin yumruğumuzu sıkıp gevşetme şeklindeki bu çalışma temposuna girmesi sırasında kaslarının ciddi boyutta kana ihtiyacı olduğu için buraya kan hücum ettiğinden dolayı diğer organlardaki kan azalacağından bir yorgunluk çöker uyuma isteği uyanabilir. Eğer uyursanız mide çalışmayı durdurduğu için yiyecekler sıcak ortamda bozulup asitleniyor ve cıvıklaşıyor. Uyandığınızda mide çalışmaya başlıyor bakıyor ki kıvam iyi alt kapağı açıp yiyecekleri bağırsaklara doğru yolluyor. Bu asidik sıvı aside dayanıksız olan bu organları yaka yaka ilerliyor. Tabi ki vücut bu yanıkları iyileştirecektir. Fakat sürekli bu hatayı yaparsanız bu yanıkları iyileştirecek zaman bulamaz ve yanıklar derinleşerek yaraya ve kansere dönüşebilir. Bu alışkanlık haline gelirse asit, aside dayanıklı olan mide duvarını bile delebilir mide kanaması da yapabilir. Dolayısıyla mideden ziyade bağırsaklara doğru giderken uğradığı tüm organları hasara uğratıp kansere vb. tehlikeli hastalıklara yol açabilir.
Çok önemli bir konu da tok karnınıza duş almayın ve masaj yaptırmayın çünkü gerek masajda gerek duşta sıvazlanan bölgelere kan hücum etmek zorunda. Ellerimizi birbirine sürttüğümüzde ısınır bunun nedeni sıvazlanan her yere kan pompalanır. Vücut sıvazlanınca mideye giden kan tekrar sıvazlanan organlara ve kaslara gitmek zorunda kalacağı için mide yeterli kanla beslenemez. Bu hem midenizi hem de kalp vb dolaşım sisteminizi yorar ve bozar.
Sporu da buna benzetebiliriz. kullanılan kaslara kan lazım olacağı için midenin çalışması için gereken kan ihtiyacı buralara dağıtılmak zorunda kalınacak.
Bu bilgiyi ise bir belgeselden edinmiştim. Stresliyken yemek yerseniz safra kesesi gereğinden fazla asit yollayacağı için midenin alt kapaktan asitsiz karışım yollamada başarısız olma ihtimali doğar. Yediğiniz şey zehirden farksız hale gelebilir. Dolayısıyla moralinizi alt üst eden bir durum yaşandığında o an yemek yiyorsanız yemeği bırakın.
Son eklemek istediğim hayati konu ise yemekte sıvı (su, ayran vb.) tüketmemeye çalışın. Çünkü yemekle birlikte içilen sıvılar gerekli asidik ortamın asit seviyesini azaltıyor. Bu da mideyi zorladığı gibi bu asitle parçanarak açığa çıkması gerek ve sindirim sistemi tarafından sindirilecek ihtiyacımız olan maddelerin açığa çıkmasını önlüyor. Ayrıca midedeki helibakteri gibi asidik ortamda ölen yarı zararlı yarı yararlı bakterilerin hayatta kalmasını ve mide duvarında tutunarak yaraya neden olmasına neden oluyor. Bu duvarda gedik açan bakteriler buraya tutunup hayatta kalmayı başarıyorlar. kolonileşiyorlar. Bu gedik yemekten sonra safra kesesinin salgıladığı asitle yanınca mide koruyucu yoğurt vb. yiyerek asiti azaltıp mideniz rahatlarken helikobakteriler de rahatlıyor ve daha fazla çoğalıp tutundukları mide duvarındaki yarayı daha da büyütüyorlar. Finalde bu mide kanaması ve ülser olarak tedavisi zor bir hasatalığa dönüşüyor. Yani yemek yerken sadece su değil yoğurt gibi asit azaltıcı gıdalar tüketmemek de gerek. Ki gerek çay gerekse yoğur yemeklke birlikte tüketilirse gıdadaki demiri bağlayarak kana karışmasını önlüyorlar. Bu da kansızlığa demir eksikliğine neden oluyor. Kandaki demir eksikliği ise çok tehlikelidir. Tüm organlar yavaş yavaş çürür. Çünkü organları besleyen oksijeni kandaki demir taşır.
Yemekte sıvı tüketmenin bir önemli riski de şudur: yemeği iyice çiğnemeden yutmayı kolaylaştırıyor. Yemeği iyice çiğnemezsek mide zorlanacağı gibi 12 parmak bağırsağında sindirilebilmesi için çoğu gıdanın yeterli miktarda tükürükle birlikte yutulması şartı var. Aksi halde 12 parmak bağırsağı bu tükürük enzimi olmadan bunu başaramıyor. Dolayısıyla yemeği çiğnerken ağızda oluşan tükürük yeterli seviyeye gelebilmesi için mümkün olduğunca çok çiğnenemiz gerek.
şu an için aklıma gelen hayati konular bunlar. Aklıma gelen olursa makaleye eklerim.
Sağlıklı ve mutlu yarınlar dilerim
Hazırlayan
Murat Akpınar
Masaj uzmanı
