Selülit masajındaki darbeler ve ağda zararlı mı?
![]() |
(Masaj Kursundaki öğretmenlerimizden dinlediğim ders notlarımdan alıntılar içerir. Doktor olmadığım ve bu konu da uzmanlık alanım olmadığı için yazdıklarımda hatalar olabilir. Mutlaka bir uzman doktora danışmalısınız)
Kısaca: Selülit masajında genelde kullanılan darbe hareketleri (klakman,haşman,tapotman), bilinçsiz sertlikte uygulanıyor bu nedenle kadınlarda kılcal damarları patlattığı için sakıncalıdır. Morarma o nedenle yaşanır ki her morarma bir nevi iç kanamadır. Düzenli yapıldığı için selülit masajındaki bu darbelerin vücuttaki tahribatı toparlanma şansı ve zamanı da bırakılmadığından dolayı ileriki yıllarda varis vb. çok ciddi damar sorunlarına neden olur. Ayrıca atıkları lenf merkezine taşıyan lenf kanallarındaki kapakçıklar da zarar göreceği için lenf sistemi de hasar görür. Yani uygulanmakta olan darbeli selülit masajları gelecekte sağlığınızı bozacaktır.
Bazı terapist arkadaşlardan dinlemiştim selülit masajı uyguladığı bayan müşteri morartmadığı için terapisti spa müdürüne şikayet etmiş. Yani morartana kadar vurmayınca selülit kırılmıyor onlar da deneyerek bunu algıladıkları için kadınlar morartılmasını istiyorlar sanırım.
Darbe hareketleri kalıp halindeki selülit oluşumunu parçalara ayırdığı için selülitte portakal kabuğu görüntüsü anlamında azalmaya neden olur fakat selülit aslında yok olmaz. Bu etkisi nedeniyle çabuk netice almak için bu darbe hareketleri abartılıyor genelde.
Selülitle mücadele anlamında masaj koruyucu önleyici olarak algılanmalıdır. Yani düzenli bildiğiniz klasik masaj şeklinde bacak ve basen masajı yaptırılırsa selülit oluşumunu önlenmesi kesin olmasa da belki faydası olur. Selülit biriktikten sonra yapılan masajlar ise etkili olmuyor. Darbe tarzı zorlama teknikler ise görüntü olarak selüliti azaltsa da yaş ilerleyince bacak ve damar sağlığınızı bozma garantisi taşıyor. Kadınlar bunun farkında olmadan selülitten kurtulacağım umuduyla gidip paralarıyla kendilerini dövdürerek sakatlatıyorlar. Bu çok üzücü bir durum.
Ayrıca bu darbe hareketleri sırtta kürek kemiği ve çevresine faydalı olsa da belde böbrek üstünde ve alt bacakta (baldırda) mümkünse hiç yapılmamalı, sadece kramp açmak için ve kas çizgisi yönünde yapılmalıdır. Yani hastanın yan tarafından değil de ayak tarafından ellerimiz bacağa paralel şekilde uygulama yapılmalıdır. Ayrıca sırtta böbrek kısmında sert uygulanmamalı mümkünse hiç uygulanmamalıdır. Aşağıdaki resimdeki hareket aslında yanlıştır.
Kısaca: Selülit masajında genelde kullanılan darbe hareketleri (klakman,haşman,tapotman), bilinçsiz sertlikte uygulanıyor bu nedenle kadınlarda kılcal damarları patlattığı için sakıncalıdır. Morarma o nedenle yaşanır ki her morarma bir nevi iç kanamadır. Düzenli yapıldığı için selülit masajındaki bu darbelerin vücuttaki tahribatı toparlanma şansı ve zamanı da bırakılmadığından dolayı ileriki yıllarda varis vb. çok ciddi damar sorunlarına neden olur. Ayrıca atıkları lenf merkezine taşıyan lenf kanallarındaki kapakçıklar da zarar göreceği için lenf sistemi de hasar görür. Yani uygulanmakta olan darbeli selülit masajları gelecekte sağlığınızı bozacaktır.
Bazı terapist arkadaşlardan dinlemiştim selülit masajı uyguladığı bayan müşteri morartmadığı için terapisti spa müdürüne şikayet etmiş. Yani morartana kadar vurmayınca selülit kırılmıyor onlar da deneyerek bunu algıladıkları için kadınlar morartılmasını istiyorlar sanırım.
Darbe hareketleri kalıp halindeki selülit oluşumunu parçalara ayırdığı için selülitte portakal kabuğu görüntüsü anlamında azalmaya neden olur fakat selülit aslında yok olmaz. Bu etkisi nedeniyle çabuk netice almak için bu darbe hareketleri abartılıyor genelde.
Selülitle mücadele anlamında masaj koruyucu önleyici olarak algılanmalıdır. Yani düzenli bildiğiniz klasik masaj şeklinde bacak ve basen masajı yaptırılırsa selülit oluşumunu önlenmesi kesin olmasa da belki faydası olur. Selülit biriktikten sonra yapılan masajlar ise etkili olmuyor. Darbe tarzı zorlama teknikler ise görüntü olarak selüliti azaltsa da yaş ilerleyince bacak ve damar sağlığınızı bozma garantisi taşıyor. Kadınlar bunun farkında olmadan selülitten kurtulacağım umuduyla gidip paralarıyla kendilerini dövdürerek sakatlatıyorlar. Bu çok üzücü bir durum.
Ek olarak ağda çeşitlerinin selülit yaptığı konusuna gelirsem çok emin değilim. Bu şüphem şöyle ortaya çıktı: dahiliye ve akupunktur uzmanı çinli bir doktora "akupunktur selüliti tedavi edebilir mi? "diye sorunca kendisi "kadınlar ağdadan uzak durabilse belki işe yarar fakat uzak duramadıkları için işe yaramıyor" dedi. Konu ilginç bir yere yani ağda çeşitlerinin selüliti azdırdığı teorisine gelmişti. Bu doktorun dedikleri doğru ise selülit olmak istemeyen kadınlar, özellikle klasik ağda ve lazer ağdadan uzak durmak zorundalar, fakat yine de kesin bir yargı olarak sunmak istemem. Çok mühim bir bilgi olduğu için, ağda yaptırmadan önce dikkatli olmanızda doktorunuza danışmanızda fayda vardır. Bana bu bilgi şu açıdan mantıklı geldi ve paylaştım. Gerek selülit birikimleri gerek lenf kanalları deriye çok yakındır. Kıl köklerini öldürmek için yapılan ağda çeşitleri sadece kıl köklerine değil lenf kanallarına da zarar veriyor olabilir. Eğer bu teori doğru ise ağda teknikleri sonrası selülitlerde hızlı artış olması doğal bir neticedir.
Normal klasik masaj, sellülit tedavisinde illa masaj yapılmak isteniyorsa yeterlidir. Fakat masaj ile selülit tedavisi zor bir ihtimaldir. Yani çoğalmasının önüne geçilebilir belki.
Ayrıca kadınlar adet döneminde masaj yaptırmamalı. Kendi kendine kese yapmak da bir nevi masaj etkisi barındırdığı için duşta keselenmek de riskli olabilir. Kadınların adet dönemi ve hamilelik dönemlerinde damar yapılarındaki iç basınç değeri çok yüksek olduğundan bir de vücutlarına masaj veya kendi kendine kese gibi baskılar yaptıklarında damar yapısı özellikle toplar damar sistemindeki kapakçıklar iki basınç altında kalıp ezilerek zarar görüyor. Bu kapakçıklar bozulup kanı itemeyince varis denilen kan gölleşmeleri oluşuyor. Bu nedenle kadınlarda kalp damar sorunu ve sellülit gibi dolaşım bozuklukları erkeklere göre daha fazla görülmektedir de diyebiliriz. Özelikle bu dönemlerinde kadınların dikkatli olmalarını öneriyorum. Bazı uzmanlara göre adet döneminin ilk üç günü ve hamilelikte ilk üç ay daha da risklidir. Özelikle bu dönemlerinde kadınların dikkatli olmalarını öneriyorum.
Bir de ödemleşmiş vakalar var. Ödem varis gibi tıkanmalar söz konusuysa klasik masaj da dahil hiç bir masajı almamalısınız. Bunun için çok hafif baskı teknikleriyle yapılan lenf drenaj almalısınız. Bu konuda bilgisi olan Türkiyede çok az insan var fakat Almanya’da sırf lenf drenaj hizmeti veren büyük hastaneler vardır. Malesef ülkemizde bu konuda çok ciddi bir eksiklik yaşanıyor .
Ayrıca bu darbe hareketleri sırtta kürek kemiği ve çevresine faydalı olsa da belde böbrek üstünde ve alt bacakta (baldırda) mümkünse hiç yapılmamalı, sadece kramp açmak için ve kas çizgisi yönünde yapılmalıdır. Yani hastanın yan tarafından değil de ayak tarafından ellerimiz bacağa paralel şekilde uygulama yapılmalıdır. Ayrıca sırtta böbrek kısmında sert uygulanmamalı mümkünse hiç uygulanmamalıdır. Aşağıdaki resimdeki hareket aslında yanlıştır.
Selülit nedir?
Selülit gövdenin belli yerlerinde düzgün olmayıp portakal kabuğu şeklinde görünümüdür. Asıl olarak o bölgelerdeki deri altı depo yağı içinde bulunan kollojen bantların kalınlaşıp sıklaşarak içindeki yağ dokusunu sıkıştırarak yüzeye doğru kabartır. Bu nedenle selülit görünümü oluşur.
Selülitin Oluş Nedenler Nelerdir?
• Hormonal aktivite olumsuzlukları
• Dokusal dolaşım bozuklukları
• Fizyolojik olmayan hızlı kilo alıp vermeler
• Kas aktivitesinin azlığı
Selülit Hakkında Yanlış Bilinenler
• Selülit bir hastalık değildir
• Derialtı yağ dokusunun form bozukluğudur.
• Lenf sistemine ait nedenler dolaşım nedenlerinin büyük çoğunluğunu oluşturur.
• Vücudun yağ yakma kapasitesi ile ilgisi yoktur.
• Tüm ırklarda görülür.
• Zayıf veya kilolu olmak etkilemez.
• Kilo vermekle sellülit düzelmez.
Selülitin Oluş Nedenler Nelerdir?
• Hormonal aktivite olumsuzlukları
• Dokusal dolaşım bozuklukları
• Fizyolojik olmayan hızlı kilo alıp vermeler
• Kas aktivitesinin azlığı
Selülit Hakkında Yanlış Bilinenler
• Selülit bir hastalık değildir
• Derialtı yağ dokusunun form bozukluğudur.
• Lenf sistemine ait nedenler dolaşım nedenlerinin büyük çoğunluğunu oluşturur.
• Vücudun yağ yakma kapasitesi ile ilgisi yoktur.
• Tüm ırklarda görülür.
• Zayıf veya kilolu olmak etkilemez.
• Kilo vermekle sellülit düzelmez.

